free hit counters

Deli La Bu Örtmen

  • Yazarı: Yakup Kıvrak
  • Basım Tarihi: Ekim 2010
  • Boyutu: 13.5 x 21 cm.
  • Sayfa Sayısı: 160
  • Fiyatı: Tükendi

Satın Al – MuzikKitaplari.com

Değerli yazarımız Yakup Kıvrak’ın “Deli La Bu Örtmen 1-2” kitapları Andante dergisince düzenlenen “Donizetti Klasik Müzik Ödülleri 2012” çerçevesinde, “Türkiye’deki müzik eğitimi sorunlarını, ülke sorunlarından koparmadan, anı-deneme biçiminde hem güldürür, hem düşündürür tarzda, hızlı okunabilir yalın bir dille anlatması” gerekçesi ile “Yılın Kitabı Ödülü”ne layık görülmüştür.

21 Mayıs 2012


– Garpuz Memed: “Hoca, şu senin dımbırtıynan çal bi şeyler, dinneyek.”

– Cingöz Sadettin: “La sen ne annayacaan bunun müzüğünden… Hoca sen bahma ona, teybe dak bi dene Murat Çobanoğlu atışması, onu dinneyek…”

– Hacıyagup: “Hocam, canını yidiğim, bunnan türkü çalınmaz mı, çalınmazsa ne deye daşıyon yanında?”

Hadi şunlara yakınlarda yaptığım “Uzun İnce Bir Yoldayım” düzenlememi çalayım bari diyorum. Bakarsın yavaş yavaş çok sesli müziğe ısındırırım, kim bilir… Gitarımı alıp yaptığım türkü düzenlemesini çalıyorum. Çaylar höpürdüyor, tütünler sarılıyor, sohbet de edecekler ama, ayıp olmasın diye dinler gibi yapıyorlar.

Son bir umut: “Garpuz Memed, Mektebin Bacaları’nı söyle hele…” diyorum. Gitarda akorlarla eşlik edeceğim. Söylemeye başlıyor, ben de basit akorlarla eşlik ediyorum, bu da açmıyor.

– “Hocam, gözünün yağını yidiğim, saz öğren saz…”

Âşık Murat Çobanoğlu’nun bir kaseti var, teybe onu takıyorum.

– “Haşşöle hocam… Bu Çobanoğlu’nun bi de Kiziroğlu Mustafa türküsü varıdı. O da varısa onu da dinneyek. Birazdan Kör Hoca Yatsı’yı okur, camiye giderik…”

Deneyimli Müzik Eğitimcisi Yakup Kıvrak, 1975’te başladığı mesleğinin ilk yıllarında, köy öğretmeni iken yaşadıklarını akıcı anlatımıyla öyküleştirirken; bir yandan da ülkemiz müzik eğitiminin bazı önemli sorunlarına değiniyor.

Serinin ikinci kitabını incelemek için tıklayınız
.::Tabela: Deli La Bu Örtmen-2 ::.

  1. Türey Köse – CUMHURİYET
    Türey Köse – CUMHURİYET11-29-2010

    Geçen hafta bir “Öğretmenler Günü” daha kutlandı. Nutuklar atıldı, vaatler yinelendi. Ama “öğretmenlerin hayatı” değişmedi. Yapılan bir ankete göre öğretmenlerin yüzde 92.4’ü her gün gazete alamıyor. Sadece yüzde 4.5’i branşı ile ilgili yayınları takip edebiliyor. Öğretmenlerin sadece yüzde 6.7’si sinema, tiyatro, konser gibi etkinliklere gidebiliyor. Yüzde 62.5’i bu yıl hiç gidemediğini söylüyor…

    Yakup Kıvrak müzik öğretmeni. Sivas ve Haymana köylerinde köy öğretmenliği, arkasından orta dereceli okullarda müzik öğretmenliği yaptıktan sonra 1981 yılında Gazi Yüksek Öğretmen Okulu müzik bölümüne girmiş. Gazi Üniversitesi ve İnönü Üniversitesi’nde klasik gitar, viyolonsel, okul çalgıları vb. dersler vermiş. Yayımlanmış çok sayıda okul şarkısı ile müzik eğitimi kitapları bulunuyor.

    Kıvrak uzun öğretmenlik yaşamından anıları “Deli La Bu Örtmen” adıyla kitaplaştırdı. Kitapta “Deli” bir öğretmenin yaşamından kesitler var… Anadolu’da öğretmen olmak, hele de “müzik” öğretmeni olmak ne demekmiş, ne kadar zorlu bir serüvenmiş Kıvrak’ın kitabında bir kez daha görüyoruz… Anadolu okullarından bu “Deli”ler hiç eksilmesin!

  2. Gökçe Bayrak Gürses - Müzik Öğretmeni
    Gökçe Bayrak Gürses - Müzik Öğretmeni12-25-2010

    Kitabınızı az önce bitirdim; tek kelimeyle döktürmüşsünüz. Heyecanım geçmeden hemen bir şeyler yazmak istedim. Uzun zamandır bana bu kadar keyif veren beni heyecanlandıran bir kitap okumamıştım. Üstüne bir de kendimi silkeleme gereği duydum. Mesleğimin misyonunu unutmuştum, sayenizde kendime geldim; kitabınız umut verdi… Ne yalan söyleyeyim bu kadar sağlam bir üslup beklemiyordum. Kitap içine alıyor, yoğuruyor, bitmeden de bırakmıyor. Ellerinize sağlık, çok çok çoook teşekkürler.

  3. Ayşegül Doğan - Okur
    Ayşegül Doğan - Okur04-05-2011

    Kitabınızı inanılmaz bir keyifle okudum. Bir eğitimci değilim ancak, eğitimin önemi ve eğitimcilere duyduğum saygı, hürmet beni bu tür kitaplar okumaya sürüklüyor. Siz ve sizin gibi ciddi eğitim almış, eğitimi önemseyen, insana değer veren saygın hocalarımızın yaşamlarından bir parça olsun ders çıkarabilmek, insanlığı öğrenmek ve kendimi biraz olsun geliştirebilmek amacıyla okudum kitabınızı. Kitabın son sayfasını okuyup kapağı kapattığımda içimde tarifsiz duygular oluştu. Bana çok seyler kattığını söylemeliyim. İyi ki yazmışsınız, size ne kadar teşekkür etsem azdır.

  4. Mustafa Mutlu – VATAN
    Mustafa Mutlu – VATAN07-24-2011

    Köylü bilgeliğinin keşfi!

    Gazi ve İnönü üniversitelerinde viyolonsel, klasik gitar, okul çalgıları, toplu çalma eğitimi, orkestra gibi dersler veren müzisyen ve müzik öğretmeni Yakup Kıvrak’ın bu anı kitabı, cumhuriyet döneminde müzik eğitiminin kısa bir tarihçesi niteliğini taşıyor…

    Tarih dediğime bakmayın; nefis bir güldürü kitabı aslında Deli La Bu Örtmen…

    On sekiz yaşında bir köy ilkokulunda sınıf öğretmenliğine başlamak zorunda kalan bir müzik öğrencisinin yaşadıkları, köylülerle kurduğu ilişki, bir Anadolu köyünün 12 Eylül darbesinin hemen öncesindeki hali, cahil diye ötelediğimiz insanların doğalarında yatan bilgelik ve müthiş bir mizah yeteneği…

    Hepsi bu kitapta!

    Yayınlanalı on ay olmuş ama ben yeni okuma fırsatı buldum. Su gibi akıcı, bilgi dolu, rahat okunan bir kitap…

    Özellikle İç Anadolu şivesiyle yazılmış konuşmalara bayıldım.

    Yazarın anılarını anlatırken, sözünü sakınmaması okurken aldığınız gerçeklik duygusunu artırıyor.

    Tek sorunu; son dönemde birçok kitapta karşımıza çıkan yazım ve noktalama kurallarına uyumdaki sıkıntısı…

    Kitabın tamamındaki yazım ve noktalama yanlışlarının sayısını vermek istemiyorum ama sadece yazarın yaşamını anlatan bir sayfalık bölümde 18 yanlış olduğunu söylersem, ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız…

    Kitabın ismi; albenisini artırıyor ve insanda okuma arzusu uyandırıyor…

    Sevinç Kıvrak’ın hazırladığı kapak, tasarım ve renk seçimi açısından oldukça başarılı…

    Bu kitabı özellikle tüm öğretmen adaylarının ve müzikle uğraşanların okumalarını öneriyorum.